GÜNCEL POLİTİKA TİK TAK KÜLTÜR-SANAT SPOR EĞİTİM SAĞLIK ARŞİV
Künye Ziyaretçi Defteri Döviz Hava Durumu Nöbetçi Eczane Siteme Ekle İletişim
YENİ BİR İNSAN HAKLARI HAFTASI’NA GİRERKEN...
Yrd. Doç. Dr. Rüştü YEŞİL
07.12.2007
YENİ BİR İNSAN HAKLARI HAFTASI’NA GİRERKEN...
 
İnsan hakları, zamana ve mekana sıkıştırılamayacak kadar geniş ve insanlar açısından önemli bir konu alanını içermektedir. Yılın bir ya da birkaç ayı, herhangi bir ayın bir haftası ya da bir günü, ele alınıp anlaşılması sağlanamayacak kadar önemli bir konudur.
Bununla birlikte, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de, insan hakları konusunun öncelikle ele alınıp değerlendirildiği bir gün ve hafta bulunmaktadır. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü ve onu takip eden hafta ise İnsan Hakları Haftası olarak kutlanılmaktadır.
Herhangi bir olaya ya da duruma özel bir gün ya da haftanın tahsis edilmesinin ardında, insanlık ya da belirli bir insan grubu açısından önemi yatmaktadır. İnsanlar, kendileri açısından önemli bir olayın gerçekleştiği günü, o olay ya da durumdan dolayı diğer günlere göre farklılık atfetme, özel bir değer verme eğilimindedir. Doğum günü, evlilik yıldönümü vb. birey açısından önemli bir olay olması nedeniyle bu tarihler de bireyler açısından önemli hale gelmektedir. Diğer günlerden farklı olarak bu özel günlerde bireyler farklı duygular içerisine girmekte, farklı etkinliklerde bulunabilmektedir. Bazı olay ya da durumlar da vardır ki bir bir zümreyi ilgilendirir ve onlar için anlamlıdır. Öğretmenler günü, dini bayramlar vb. buna örnek olarak verilebilir.
İnsan hakları günü ve haftası ise yalnızca bir kişi, bir grup ya da zümrenin değil, tüm insanlığın ortak bir değeri olan insan hakları konusuna tahsis edilmiş bir zaman aralığını ifade etmektedir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edildiği 10 Aralık günü, tüm insanlık açısından önemli bir kilometre taşıdır. İnsan haklarının, uluslar arası bir boyut kazanması ifade etmektedir. Altında imzası bulunan tün devletler tarafından bu beyannamenin onaylanması, insan haklarının, bireysel ya da bir zümre ile ilgili bir değer olmaktan çıkıp evrensel bir değer haline gelmesinin tescillenmesidir. Bu nedenle insanlar açısından 10 Aralık günü, önemli bir gün olarak kabul edilmektedir/edilmelidir.
Kabul edilmelidir çünkü, bu günün resmi olarak insan hakları günü ya da takip eden haftanın insan hakları haftası olarak ilan edilmesi, kendi başına yeterli değildir. İnsanların gönüllerinde bu gün ya da haftanın ilan edilmiş olması önemlidir. İnsanlar bireysel olarak bu günü önemli görmedikleri ya da insan haklarına, hak ettiği değeri vermedikçe bu tür günlerin ilan edilmesi ya da kutlanması, formaliteden öteye gitmemektedir. İnsanlara kendi doğum günlerini ya da evlilik yıldönümlerini önemli kıldıran şey, doğumlarına ya da evliliklerine verdikleri değerdir. Bu değer ölçüsünde insanlar bu günleri diğer günlerden daha farklı kutlamakta, farklı etkinliklerde bulunarak bu günü, kendisi açısından anlamlı şekilde geçirmeye çalışmaktadır.
İnsan hakları gün ve haftasının da böyle farklı bir ruh hali içerisinde ve farklı etkinliklerle geçirilmesi de, yine insanların insan haklarına verdikleri değerle doğrudan ilişkilidir. Eğer bu gün yada hafta, insanları farklı bir duygusal atmosferi, farklı bir ruh halini yaşatmıyorsa; farklı etkinliklerde bulunmaya yöneltmiyorsa, burada, insanlar açısından insan haklarının önemli bir değer haline gelmediği sonucu çıkarılabilir.
Elbette başta belirtildiği gibi, insan hakları, belirli gün ve hafta ile sınırlandırılamayacak kadar önemli ve insan yaşamının her alanını, her anını meşgul etmesi gereken bir içeriğe ve öneme sahiptir. Ama en azından insanların bu gün yada haftanın daha işlevsel bir şekilde değerlendirilmesi, kutlamaların ya da belirli değerlendirmelerin yapılması gerekmektedir.
Tıpkı, Cumhuriyetin bizler açısından 365 gün önemli olmasına rağmen 29 Ekim’de özel olarak kutlanmasının sağlandığı gibi ya da yardımlaşma bizler açısından her zaman ve mekanda sahip olmamız gereken bir değer olmasına rağmen Ramazan ayında bu değer daha ön plana çıkmıyor mu? Çıkması beklenmiyor mu?
Benzer şekilde her gün insan haklarını bilmek ve uygun davranmak zorunda olmakla birlikte bu özel gün ve haftada insan hakları konusunda biraz daha düşünmemiz, kendimizi ya da toplumumuzu değerlendirmemiz, daha da gelişmesi için belirli kararlar almamıza vesile olması beklenmektedir. Belirli olay yada durumlara belirli günlerin tahsis edilmesi de bu yüzden değil midir? İnsanların gündemini biraz daha işgal etmek, belirli hatırlatmalarda bulunmak, yeni bir toplumsal bir bütünleşme alanı tesis etmek, belirli gün ve haftalar tahsis edilmesinin asıl amacı değil midir?
Bu amaç ve yaklaşım çerçevesinde, 10-16 Aralık tarihleri arasının, bir insan olarak hepimiz açısından farklı bir anlam ifade etmesi, farklı bir duygusal atmosfer yaşatması ya da diğer günlerimizden farklı etkinliklerle geçirilmesi kadar doğal/hatta gerekli bir durum olması gerekir. Bugünlerde, yılın diğer günlerine göre gündemimizde insan hakları konusunun daha fazla yer alması gerekmektedir.
Diğer taraftan insan hakları günü yada haftası, kendimizi ve toplumumuzu, insan haklarını bilme, benimseme, geliştirme çalışmalarına katılma yönüyle değerlendirebilmemiz açısından da bir değerlendirme zamanı olarak görülmelidir. Gerçekte belirlenmiş gün ve haftaların iki amaca hizmet etmek üzere organize edilmesi ve yapılandırılması gerekmektedir. Bunlardan biri geçmiş olan bir yılın muhasebesi, diğeri ise gelecek olan yılın planlanmasıdır. Bu gün ya da haftalar yalnızca kutlama, anma yada hatırlamış olma amacıyla düzenlenen etkinliklerden ibaret olmamalıdır.
 Özellikle geçmiş dönemin değerlendirilmesi ve yapılan eksik ve yanlışların belirlenmesi için iyi bir fırsat olarak görülmelidir. Bir anlamda bir yılın karnesinin alındığı bir dönem olarak değerlendirilmelidir. Belirlenen eksik ve yanlışlıklarımıza göre de önümüzdeki sene yapılacak işlerin planlaması yapılmalıdır.
Gelecek hafta, insan hakları haftası olarak tüm Türkiye'de kutlanacak, bu yönde belirli etkinlikler, açıklamalar ve uygulamalar yapılacak.
Bu etkinlikler ve içerikte yer alacak açıklamalar, bizim insan hakları karnemizle ilgili de bizlere önemli ipuçları sunacak. Bu etkinliklerin çeşitliliği, halk tarafından takip edilme durumu, etkinlik düzenleme yönündeki girişimler ve düzenlenen etkinliklerin niteliği, her şeyden önce bize, insan haklarının önemini ve değerini ne kadar yakalayabildiğimizle ilgili kendimiz ve toplumumuzu değerlendirmemize fırsat verecek.
Etkinliklerin az ya da çok olması, etkinlik çeşitliğinin yaşanması ya da yaşanmaması, etkinliklere katılımın yüksek yada düşük olması, etkinlik düzenleyen kurum ve kuruluş sayısının az yada çok olması gibi durumlar, toplumumuzun gündeminde insan haklarının ne kadar yer aldığı yada bu haklara ne kadar önem ve değer verdiği ile ilgili somut bilgiler sunacak. Medya, üniversite, sendikalar, vakıflar ve dernekler, kamu kurum ve kuruluşları, insan hakları haftası etkinliklerinin neresinde ve ne kadar yer alacak? Şunu da unutmamak gerekir ki “emeksiz yemek olmaz.
” İnsan hakları alanındaki çalışmalara katıldığımız, geliştirme mücadelesinde yer aldığımız ölçüde haklarımız gelişecek ve daha huzurlu bir yaşama doğru ilerleyebileceğiz.
Bu anlayış doğrultusunda, içeriği dolu ve verimliliği yüksek bir insan hakları haftası geçirmeyi diliyorum.
Daha mutlu, huzurlu ve insan onuruna yakışır bir yaşama geçiş için iyi bir fırsat ve başlangıç oluşturmasını temenni ediyorum. Kişi ve kurumları, resmi ve sivil toplum örgütlerini, insan hakları haftası çerçevesinde etkinlik düzenlemeye, düzenlenen etkinliklerde rol almaya, katkı sağlamaya ya da en azından takip etmeye davet ediyorum. 
Şimdiden, milletimizin ve özel olarak da Kırşehirlilerin İnsan Hakları Günü’nü ve haftasını kutluyorum.
 
 
10010 defa okunmuştur.
Facebook da Paylaş Paylaş
Diğerleri...
YENİ BİR İNSAN HAKLARI HAFTASI’NA GİRERKEN...
 
El insaf...
Terziler Odası Başkanı Bahamettin Öztürk’ün eniştesi değişmedi!..
Kumpas güncelliğini koruyor
Yeni yıla yeni zamlar...
Otopark sorununa “ek” çözüm
Daha mı çok zübükleşiyoruz?
Gurur duyuyoruz!
Bindik bi alamete...
YAZARLAR
“Gay” misin?
13/01/2014 - 07:03
Öğretmen ŞAKİR ŞENOL / sakir-senol@yandex.com
Duran ERDOĞAN Kırşehir Anekdotları Yazarı
Mustafa BAĞ
Yrd. Doç. Dr. Rüştü YEŞİL
İsmet BOZDAĞ
Nazır ŞENTÜRK
Adem AKKUŞ
Mehmet GÖKTÜRK / Arkeolog
NERMİN AKBAYIR
Kırşehir Müftülüğü
Ş. TAŞ
Sefer Aşır ERASLAN / sefereraslan@hotmail.com
HÜSEYİN TOKGÖZ
Fahrettin KÖKSAL
Emin SALMAN
Şaban AKSOY
Ali AYDEMİR
Ali UZUN
Mustafa GÖKBAYRAK
Karacaörenli İpçi Erdoğan ÇALIŞKAN
Mümtaz BOYACIOĞLU
Yılmaz YILMAZ
Refik AVŞAR

/ - --

ANKET
 
Ana Sayfa | Künye | İletişim

Copyright © 2010 Çağdaş Kırşehir
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Kartplast | plastikbileklik.com | ozmevsimhaliyikama.com |

Evden eve nakliyat    Esenler Evden eve nakliyat