GÜNCEL POLİTİKA TİK TAK KÜLTÜR-SANAT SPOR EĞİTİM SAĞLIK ARŞİV
Künye Ziyaretçi Defteri Döviz Hava Durumu Nöbetçi Eczane Siteme Ekle İletişim
İCRAATIN İÇİNDEN...
Fahrettin KÖKSAL
17/01/2014 - 07:24
Sayın Bahçeci, 11 Ocak Cumartesi günü beş yıllık icraatını anlattı. Ağzımız bir karış açık, pür dikkat dinledik. Sen neymişsin be abi, neler neler yapılmış hiç haberimiz yok. Galiba biz bu ilde yaşamıyoruz ya da aptallığımıza sayın. Hatta merkez ilçeyi bırakıp diğer ilçelerde de neler neler yapılmış ondan da hiç haberimiz yok. 
En dikkat çekici açıklamalardan biri, “Halim Çakır dönemine ait 40 trilyon borç ödedik” demesi idi. O da AKP'li değil miydi? 
Sayın Bahçeci, siz 30 Mart'ta görevi başka bir AKP'li Belediye Başkanı’na devretmiş olsanız ne kadar borç devrederdiniz? 
Bütün parkları yıktınız şimdi içinden çıkamıyorsunuz. Hiç bir müteahhit işçisine ödeme yapamıyor. Ayrıca parklardan gelen kokular hiçte hoş değil. 
Terminal rezaleti tam bir ucube, bir türlü bitmiyor...
En ufak bir yağışta şehir felç oluyor... 
Sahi Allah aşkına hiç mahallelere çıktınız mı, tam bir mezbelelik. Oralardan alınan çevre temizlik vergileri nerelere harcanıyor? 
Ayrıca bir şeyi birbirine karıştırıyorsunuz. Belediyelerin kanunla belirlemiş bir asli görevleri vardır. Bunlar hizmet değildir asli görevdir, zorunludur. (Yol, su, kanalizasyon, çöp, aydınlatma vs...) Bunlar belde halkı için lütuf ya da iane değildir, zorunluluktur. 
Bunların dışında halkın huzur ve refahını yükselten, istihdam sağlayan yani o kenti yaşanılabilir hale getiren bana bir tek icraat söyleyin sizden bin defa özür dilemeye hazırım. 
Ancak hakkınızı teslim etmem lazım. Konuşmanızda da değindiğiniz gibi bir şeyi çok güzel yapıyorsunuz. 
Sosyal belediyecilik adı altında sadaka kültürünü çok güzel geliştirdiniz. Önceden fişlenmiş sadece sizden olan insanlara un, yağ, makarna, kömür vs. yardımlar akıyor. Burada parti ve belediye olarak çok başarılısınız. 
Ayrıca sık sık, “Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” diyorsunuz. Orada bulunanların bazılarına sordum. Yapılan bir şey söyleyin diye yanıt alamadım. Acaba yeni dönemde bir kutu fabrikası kurmayı mı düşünüyorsunuz?  Ola ki lazım olur. 
Ayrıca eşitlik ilkesinden bahsediyor, asla ayrımcılık yapmadık diyorsun. Belki farkında değilsiniz ancak size ant olsun ki, hayatımda bu dönemki kadar ayrımcılık ve mahalle baskısı hiç görmedim. 
Temcit pilavı gibi her fırsatta ısıtılıp ısıtılıp önümüze konan bir Ahilik sorunumuz var. Eğer Ahi Baba kalkıp gelse hepimizi sopadan geçirir. “Hani benim size nasihatlerim, eline, beline, diline sahip ol demiştim ne oldu” demez mi?
Kuru lafla Ahilik olur mu? Hırsızlık, ahlaksızlık, fuhuş almış başını gitmiş. Hangi Ahilikten bahsediyorsunuz? Gelin birinin nemalandığı Ahi Bayramı’nı kaldırın. Ahi Baba da mezarında rahat uyusun. 
Ortam çok güzel, Bahçeci coşmuş, sağ cenahta Aslan, sol cenahta Çetinkaya, alkış gırla. Bunları izlerken aklıma bir Erzurum fıkrası geldi. Aday kürsüye çıkmış ağzına geleni söylüyor. Bir ara öyle havaya girmiş ki, “Sevgili Erzurumlular şu karşıdaki tabyaları görüyor musunuz? Oraya sırtımda çok taş taşıdım” der. 
Bunu duyan yaşlı bir nine yanına yaklaşıp, “Ula po…n oğlu sen daha o zaman doğmamışıdın” der. Aday nenenin kulağına eğilir, “Aman nene sus bu nutuhdur nutuh” der. 
Yani iş nutuk oldu mu at atabildiğin kadar nasıl olsa bir yutan olur. 
Bütün konuşmanızı dikkatle izledim ve okudum. Topluyorum, çarpıyorum, bölüyorum, çıkartıyorum, inanın her defasında sonuç sıfır çıkıyor. 
Bütün buna rağmen yeniden seçileceğinizden adım gibi eminim. Hiç çalışmanıza gerek yok. 
CHP ve MHP'nin elle tutulur bir adayı yok. Ayrıca vatandaşın onlardan bir beklentisi de yok. Çünkü onların sizin gibi yandaşının düğün salonunda yemek verme şansı yok. 
Kaldı ki, Hayır Evi’nden gidenler, ekmek fırınından gidenler, kıymalı pideler, kahvaltılar, gece taşınan koliler vs... Bunlardan bir miktar bana da gelirse oyumu vermeyi düşünürüm.  Vatandaşın deyimi ile öbürü bana ne veriyor? 
Diyorsunuz ki, “Hırsızlara yol vermedik.” Galiba bu bir dil sürçmesi olmalı. 17 Aralık'ta olanları, 24 Aralık’ta olanları, mahdumları, kutu ve kasalarını yok sayamazsınız. Ama diyorsanız ki, biz milliyetçi, muhafazakar, dindar bir görüşe mensubuz. Bunun da dinen ve şerh'en bir izahı vardır. Ulemaya sorduk caizdir... 
Eh ne diyelim yolunuz açık olsun. 
 
3875 defa okunmuştur.
Facebook da Paylaş Paylaş
Diğerleri...
İCRAATIN İÇİNDEN...
RÜŞVET
PİLAV
VİCDAN HİJYENİ
BABAMIN CEKETİ
ŞANSA BAK
3 TEMMUZ, SAAT 14.30...
DOKTOR CİVANN!..
4 + 4 + 4
SPONSOR ARANIYOR
BİZİM KÂRIMIZ NE?
GÜNDÖNDÜLER...
 
El insaf...
Terziler Odası Başkanı Bahamettin Öztürk’ün eniştesi değişmedi!..
Kumpas güncelliğini koruyor
Yeni yıla yeni zamlar...
Otopark sorununa “ek” çözüm
Daha mı çok zübükleşiyoruz?
Gurur duyuyoruz!
Bindik bi alamete...
YAZARLAR
“Gay” misin?
13/01/2014 - 07:03
Öğretmen ŞAKİR ŞENOL / sakir-senol@yandex.com
Duran ERDOĞAN Kırşehir Anekdotları Yazarı
Mustafa BAĞ
Yrd. Doç. Dr. Rüştü YEŞİL
İsmet BOZDAĞ
Nazır ŞENTÜRK
Adem AKKUŞ
Mehmet GÖKTÜRK / Arkeolog
NERMİN AKBAYIR
Kırşehir Müftülüğü
Ş. TAŞ
Sefer Aşır ERASLAN / sefereraslan@hotmail.com
HÜSEYİN TOKGÖZ
Fahrettin KÖKSAL
Emin SALMAN
Şaban AKSOY
Ali AYDEMİR
Ali UZUN
Mustafa GÖKBAYRAK
Karacaörenli İpçi Erdoğan ÇALIŞKAN
Mümtaz BOYACIOĞLU
Yılmaz YILMAZ
Refik AVŞAR

/ - --

ANKET
 
Ana Sayfa | Künye | İletişim

Copyright © 2010 Çağdaş Kırşehir
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Kartplast | plastikbileklik.com | ozmevsimhaliyikama.com |

Evden eve nakliyat    Esenler Evden eve nakliyat