GÜNCEL POLİTİKA TİK TAK KÜLTÜR-SANAT SPOR EĞİTİM SAĞLIK ARŞİV
Künye Ziyaretçi Defteri Döviz Hava Durumu Nöbetçi Eczane Siteme Ekle İletişim
KADIN OLMAK, ANNE OLMAK, MÜDÜR OLMAK...
Ş. TAŞ
20/02/2013 - 09:11

Ürkek yorgun adımlar…
İstemeye istemeye giriyorum kapıdan…


Kalabalık diyorlar, personel çok az diyorlar, çok beklersin işlem yaptıramazsın diyorlar…
Kimi kızgın eski bankadan ayrıldığımıza, kimi memnun yeni bankanın yakınlığına...
Bir kamu kuruluşunda görev yapmaktayım. Yıllardır maaş aldığımız bankamız malum promosyonu çok az teklif etmiş. Kurum adına sözleşme yapmak üzere görevlendirilen komisyon, ildeki bütün banka şubelerini dolaşmış...  Haklılar 50 kişinin sorumluluğu omuzlarında, biraz fazla avantaj önemli tabi ki… Çalışanların gözü kulağı onlarda; kimimiz evdeki tadilatı bekletiyoruz, kimimiz oturma grubu beğendik peşinat lazım diyoruz, kimimiz üniversitedeki çocuğumun yurt parası yatacak diyor kimisi ise kredi kartı borcunu yatıracağım diyor. Yük büyük, hem komisyon hem müdür,  personel için en iyisi diyor; dostluklarını, arkadaşlıklarını hatta akrabalıklarını bir kenara bırakıp koşuşturuyorlar.


İçerideyim… Güler yüzlü son derece cana yakın bir genç girişte, “Hoş geldiniz buyurun” diyor. Başı kalabalık, "Beklerim lütfen siz devam edin" diyorum. Gülerek, “Ben size de yardımcı olabilirim” diyor işlemine devam ederken. Burası bankanın ilimizdeki … Bankası'nın 'Bulvar Şubesi'. Sade, temiz, nezih ortamı güven veriyor insana. Çok kalabalık görünmüyor, giren hallediyor işini kısa sürede.


Omzuma bir el dokunuyor, “Size ben yardımcı olabilirim buyurun beklemeyin!” diyor… O önde ben arkada bir kapı, küçük bir koridor, penceresi olmayan dört duvar her taraf dolaplarla donatılmış… Ortadaki masalardan birine otururken bir sandalye çekiyor yanı başına, “Buyurun oturun" diyor. Gerek yok dememe kalmadan bir çay diyor telefonla. Cıvıl cıvıl, sempatik, işini iyi bilen biri. Kendimi tanıtıyorum, işlemleri soruyorum. Peş peşe sıralıyor, avantajları ve dezavantajları. Kendime kızıyorum, önyargılarıma kızıyorum. Bomboş olan o büro dakikalar içerisinde doluyor, kıpırdayacak yer yok. Gelen, “ …… Bacı, benim iş ne oldu? ….. bacı" vb. sorular yağmur gibi yağıyor o dört duvar arasında. Kasvetli, dışarısı görünmüyor odadan. Aslında bunaltır orada çalışan birini ama …. Bacı’nın söyledikleri o memurun sıcak gülümsemesi, sesindeki güven adeta orada oturmaya zorluyor insanı. Birkaç gün sonra tekrar uğramak üzere ayrılıyorum oradan.
Kapıdan girdiğimde ilk masada oturan güvenlik görevlisine, “Ben o odadaki bayan memurla görüşeceğim, birkaç gün sonra gelin demişti girebilir miyim?" diyorum. Düşünüyor, “Hangi memur, nasıl birisiydi?” vb. sorgularken birden gülerek, “Siz müdürümüzü soruyorsunuz herhalde buyurun geçin orada” diyor. Şaşırıyorum, “Yok yok ben müdürü değil, o günkü bayan memuru arıyorum” diyorum. O “Müdürümüz” diyor ısrarla…


İçerisi çok kalabalık, herkes telaşlı, kimisi konut kredisi diyor, kimi tüketici, kimi kredi kartı diyor, kimi nakit avans… Gülen gözler orada, "Geldiniz mi buyurun" diyor. Seviniyorum müdürü değil de aradığım memuru bulduğum için. Çok pozitif, geç saatlere kadar çalışmış akşam… Biraz yorgun, gözler sönük ama gülümsüyor  sürekli, elleri klavyede dans ediyor adeta, herkese cevaplar yetiştiriyor, avantajlar sıralıyor, alternatifler sunuyor. Bıkıp usanmadan… Gıpta ediyorum işini bu kadar seven bir memura. Çaylar yudumlanırken eli sargılı bir hanım giriyor odaya, "Müdürüm" diyor… Bize yardımcı olan memura. Şaşkınım, çevreme bakıyorum şaşıran sadece ben miyim acaba ama ….. Bacı diye gelen her müşteri onun aslında Müdüre Hanım olduğunu biliyormuş. Bilmeyen tek benmişim. Toparlanıyorum,"Birkaç gündür sizi çok yordum, Müdüre Hanım olduğunuzu bilmiyordum kusura bakmayın" sözlerimi ağzıma tıkıyor… "Görevim bu çalışanlarım çocuklarım, bir anne evladına kıyar mı?” diyor. "Elinden problemi var, diğeri izinli, sizleri hiç bekletir miyim" derken elleri hâlâ klavyede dans ediyor.


...... Bacı seni tanıdığıma, senin müşterin olma şansını yakaladığıma, çok mutluyum biliyor musun? Kırşehir için, adına idarecilik yaptığın kurum için sen çok büyük bir şanssın. Hep buralarda kal, yanımızda ol demek geliyor içimden.     


Ama...


Küçücük sıcacık elleri elimin arasında yürüyoruz benim iş yerime. Adı Alper… İki tatlı kuzeni var Yaren ve Mustafa çok seviyorum onları. Sıcacıklar ilk defa tanıdıkları birinin elini sımsıkı tutacak kadar sıcak ve sevecenler.


Kim bunlar diyorsunuz duyuyorum. Bu çocuklar …... Bacı’nın çocuğu ve yeğenleri. Başka bir ilde kalıyorlarmış. Eşinin işi özel sektörde olduğundan ailesi tamamen gelememiş. Bu nedenle annesi, kardeşi ve o sıcakkanlı çocuklar onu ziyarete gelmişler. Ancak gece saat 10'dan önce çıkamayan ...… Bacımız evde kendini kanepeye zor atıyor, yorgunluktan bir kase çorbayı dahi içemiyormuş. Buğulu gözlerle anlatan annesi, “Hiç göremedik onu iyi mi?” diyordu. Kardeşinin kederli gözleri emaneti size diyordu. Annesini çok özleyen Alper ise biraz kırgın, biraz üzgün, “Yine gelirim o zaman senin işyerinde kalırım; annem çok yoğun benimle gezemez, oynayamaz” derken küçücük bir öpücük konduruveriyor, yanaklarıma.


Gözlerim doldu… Bakakalıyorum, arkalarından sevgiyle sallanan ellere soğuk bir tebessümle güle güle diyorum. Sen bizim için baş tacısın, kardeş, bacı, müdür, arkadaşsın. Kapris, gurur senin yakınından geçmemiş. Özveri adın olmuş, sıcaklığın, sevgi yumağın o şubenin bütün müşterilerini sarmış, yüzler hep gülüyor, insanlar mutlu, hepsinden öte insanlar sana sonsuz güveniyorlar. Dilerim o pozitif enerjin seni hayatta bugünkü başarılarının da üstünde bir yerlere taşır.


Sen Kırşehir için, o şube için hepsinden öte bizler için büyük bir şanssın… Hatice Bacımız... Sevgilerle…

NOT: Kadın olmak, anne olmak, müdür olmak zor bir görev ve sorumluluk. Tüm bunları başarı ile yürütebilen bir insana teşekkürdür bu yazı...

 
4269 defa okunmuştur.
Facebook da Paylaş Paylaş
Diğerleri...
KADIN OLMAK, ANNE OLMAK, MÜDÜR OLMAK...
 
El insaf...
Terziler Odası Başkanı Bahamettin Öztürk’ün eniştesi değişmedi!..
Kumpas güncelliğini koruyor
Yeni yıla yeni zamlar...
Otopark sorununa “ek” çözüm
Daha mı çok zübükleşiyoruz?
Gurur duyuyoruz!
Bindik bi alamete...
YAZARLAR
“Gay” misin?
13/01/2014 - 07:03
Öğretmen ŞAKİR ŞENOL / sakir-senol@yandex.com
Duran ERDOĞAN Kırşehir Anekdotları Yazarı
Mustafa BAĞ
Yrd. Doç. Dr. Rüştü YEŞİL
İsmet BOZDAĞ
Nazır ŞENTÜRK
Adem AKKUŞ
Mehmet GÖKTÜRK / Arkeolog
NERMİN AKBAYIR
Kırşehir Müftülüğü
Ş. TAŞ
Sefer Aşır ERASLAN / sefereraslan@hotmail.com
HÜSEYİN TOKGÖZ
Fahrettin KÖKSAL
Emin SALMAN
Şaban AKSOY
Ali AYDEMİR
Ali UZUN
Mustafa GÖKBAYRAK
Karacaörenli İpçi Erdoğan ÇALIŞKAN
Mümtaz BOYACIOĞLU
Yılmaz YILMAZ
Refik AVŞAR

/ - --

ANKET
 
Ana Sayfa | Künye | İletişim

Copyright © 2010 Çağdaş Kırşehir
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Kartplast | plastikbileklik.com | ozmevsimhaliyikama.com |

Evden eve nakliyat    Esenler Evden eve nakliyat